Tanışmak mı? Tanımak mı?
Bazı insanlar hayatımıza usulca
girer, bir selam kadar hafif, bir tebessüm kadar geçicidirler. Bazılarıysa
içimize işler, bir fısıltı gibi yankılanır, kalır. Ama birini gerçekten
tanıyabilir miyiz? Yoksa tanıdığımızı sandığımız her insan, aslında zihnimizde
yarattığımız bir siluetten mi ibarettir?
Tanışmak, yüzeyde gezinmektir.
Adını öğrenmek, sesine aşina olmak, mimiklerini ezberlemektir. Ama tanımak,
derine inmek ister; kaygılarını, korkularını , geceleri uykusunu bölen düşünceleri
bilmeyi.. İnsan, tanıdığını sandığında bile çoğu kez yanılır. Karşımızdaki
kişinin, gösterdiği kadarını biliriz. Geri kalanı bizim ona yüklediğimiz
anlamlardır.
Montaigne. ‘’İnsan en çok kendine
yabancıdır’’, der. Eğer bir insan kendini tam olarak tanıyamıyorsa, bir
başkasını nasıl tanıyabilir? Bugün sevdiğimiz, güvendiğimiz birini, yarın bir
yabancı gibi görmemiz bundandır. Onun değiştiğini sanırız, oysa belki de sadece
biz, gördüğümüz resmi yeni bir ışıkta izliyoruzdur.
İnsan, başkalarının gözünde bir
yansıma gibidir. Sartre, ‘’Cehennem, başkalarıdır’’, derken, insanın kendisini
ancak ötekiler aracılığıyla tanıyabileceğini ima eder. Birinin yanında neşeli,
diğerinin yanında suskunuzdur. Hangisi gerçektir? Yoksa hepsi birden mi?
Bazı insanlar, tanınmak istemez.
Ya da tanınmaktan korkarlar. Bizi en iyi tanıyanlar, en çok zarar verebilecek
olanlardır çünkü. Bu yüzden çoğumuz kendimizi eksik gösteririz. Sınırları
çizilmiş, güvenli bir alan oluştururuz. Ama bu, gerçek bir tanıma hali midir?
Tanımak mı? Yanılmak mı?
Bir insanı tanıdığımızı
sandığımızda, aslında onun hakkında bir hikaye uydururuz. Kelimelerini,
hareketlerini, sessizliklerini bile anlamlandırmaya çalışırız. Oysa bir insan,
sonsuz ihtimaller barındırır. Bir anındaki tepkisi, bir ömürlük huyu olmayabilir.
Belki de insanı tanımak, onun
değişkenliğini kabul etmektir. Onu tek bir kalıba sığdırmaya çalışmadan, onun
zamanla başka biri olabileceğini bilerek sevmektir. Belki de en derin tanıma
hali, onun anlaşılmaz yanlarını da benimsemektir.
Ben de burada bu köşede tanışarak
ama tanıyarak, farklı konularla değişkenlik göstererek sizlere yazıyor
olacağım. Umarım bundan sonraki tanışıklığımız güzel bir tanımaya adım adım
ilerler.
Sonuçta, tanımak bir yanılsamadır. Ama en güzel yanılsamalardan biridir.
e.s.