8 Ocak 2026 Perşembe

 




Tanışmak mı? Tanımak mı?

Bazı insanlar hayatımıza usulca girer, bir selam kadar hafif, bir tebessüm kadar geçicidirler. Bazılarıysa içimize işler, bir fısıltı gibi yankılanır, kalır. Ama birini gerçekten tanıyabilir miyiz? Yoksa tanıdığımızı sandığımız her insan, aslında zihnimizde yarattığımız bir siluetten mi ibarettir?

Tanışmak, yüzeyde gezinmektir. Adını öğrenmek, sesine aşina olmak, mimiklerini ezberlemektir. Ama tanımak, derine inmek ister; kaygılarını, korkularını , geceleri uykusunu bölen düşünceleri bilmeyi.. İnsan, tanıdığını sandığında bile çoğu kez yanılır. Karşımızdaki kişinin, gösterdiği kadarını biliriz. Geri kalanı bizim ona yüklediğimiz anlamlardır.

Montaigne. ‘’İnsan en çok kendine yabancıdır’’, der. Eğer bir insan kendini tam olarak tanıyamıyorsa, bir başkasını nasıl tanıyabilir? Bugün sevdiğimiz, güvendiğimiz birini, yarın bir yabancı gibi görmemiz bundandır. Onun değiştiğini sanırız, oysa belki de sadece biz, gördüğümüz resmi yeni bir ışıkta izliyoruzdur.

İnsan, başkalarının gözünde bir yansıma gibidir. Sartre, ‘’Cehennem, başkalarıdır’’, derken, insanın kendisini ancak ötekiler aracılığıyla tanıyabileceğini ima eder. Birinin yanında neşeli, diğerinin yanında suskunuzdur. Hangisi gerçektir? Yoksa hepsi birden mi?

Bazı insanlar, tanınmak istemez. Ya da tanınmaktan korkarlar. Bizi en iyi tanıyanlar, en çok zarar verebilecek olanlardır çünkü. Bu yüzden çoğumuz kendimizi eksik gösteririz. Sınırları çizilmiş, güvenli bir alan oluştururuz. Ama bu, gerçek bir tanıma hali midir?

Tanımak mı? Yanılmak mı?

Bir insanı tanıdığımızı sandığımızda, aslında onun hakkında bir hikaye uydururuz. Kelimelerini, hareketlerini, sessizliklerini bile anlamlandırmaya çalışırız. Oysa bir insan, sonsuz ihtimaller barındırır. Bir anındaki tepkisi, bir ömürlük huyu olmayabilir.

Belki de insanı tanımak, onun değişkenliğini kabul etmektir. Onu tek bir kalıba sığdırmaya çalışmadan, onun zamanla başka biri olabileceğini bilerek sevmektir. Belki de en derin tanıma hali, onun anlaşılmaz yanlarını da benimsemektir.

Ben de burada bu köşede tanışarak ama tanıyarak, farklı konularla değişkenlik göstererek sizlere yazıyor olacağım. Umarım bundan sonraki tanışıklığımız güzel bir tanımaya adım adım ilerler.

Sonuçta, tanımak bir yanılsamadır. Ama en güzel yanılsamalardan biridir.

 

e.s.

 


1 yorum:

  1. Sanırım bir insanı ondan beklediğimiz bir şeyi göremediğimiz anda bile kabullenebiliyorsak tanımaya başlıyoruz yada artık o insanı yabancı saymamış oluyoruz.

    YanıtlaSil